Çocuk Sağlığı

Çocuklarla seyahatte bazı püf noktaları


Yaz ayları geldi ve birçok aile tatile çıkmaya başladı. Tatilin en büyük sorunu güneş ışınlarına maruz kalıp vücudumuzda

zararlı olabilecek yanıklar oluşması. Kendimiz ve özellikle çocuklarımız saat 10:00 ile 16:00 arasında günee çıkmamaya dikkat etmeliyiz.
Yazın eğer çocuğumuz güneş yanığına maruz kalırsa ilk yardım olarak soğuk su ile duş aldırıp, yanık bölgelerinin üzerine soğuk kompres uygulamalıyız.Ayrıca yanık cildin üzerine ağrı giderici içeren merhem, uygun kremler ve doktorunuzun önerdiği dozda ağrı kesici, ateş düşürücü ilaç kullanabilirsiniz.


Yanık iyileşene kadar çocuğunuzu güneşten uzak tutun ve bol su içirin. Güneş çarpmasında öncelikle ateş, titreme, bulantı, kusma, dalgınlık gibi ön belirtiler vardır. Sıvı – tuz kaybını gidermek ve tedavi için bir sağlık kuruluşundan yardım istemek daha doğru olur.

Yazın barsak enfeksiyonları ve besin zehirlenmeleri de çocukları tehdit eder. Kirlenmiş su ve yiyeceklerle, bozuk gıdaların tüketimine çok dikkat edilmelidir. Çocukların kirli ellerle beslenmeleri, yıkanmamış meyve bilinmeyen gıdaları tüketmeleri engellenmelidir.

Çoçuğunuzun Fiziksel Gelişimi

Doğum sonrası: Bebeginizi yatarken, kollarından çekerek oturtursaniz başı tamamen geride kalır.

Bir aylık : Bebeginiz yüzüstü yatarken başını birazcık kaldırır.

İki aylık: Bebeginizi otururken desteklerseniz başını kısa bir süre tutar. Yüzükoyun yatarken gövdesinin bir yanındaki kol ve bacaklarını hareket ettirir, başını kol ve bacaklarından bağımsız olarak hareket ettirir, 45 derecelik açı kadar başını kaldırabilir.
Üç aylık Bebeginizi yatarken, kollarından çekerek oturtursaniz başını kısa bir süre tutar ve yastıklarla desteklenirse 10-15 dakika oturabilir. Yüzüstü yatarken başını 90 derecelik açıyla kaldırır.

Dört aylık: Bebek otururken başını dik tutabilir ve tüm yönlere döndürebilir; desteklenirse 30 dakika oturabilir. Yüzükoyun yatarken, sırtüstü dönebilir; elleri üzerinde yükselip dizlerini bükebilir.

Beş aylık: Bebeginizi yatarken, kollarından çekerek oturtursaniz başı omurgasıyla aynı hizada durur. Sırtüstü yatarken yüzükoyun yuvarlanabilir.Kucaktayken ayağa kalktığında, kendi ağırlığına biraz dayanabilir.

Altı aylık: Bebek artik dengeli bir biçimde oturabilir ve sırtüstü yatarken anneye veya herhangibir eşyaya uzanarak kendini oturur durumuna getirebilir. Başı omurgasıyla aynı hizada durur. Kucaktayken ayağa kalktığında ağırlığını dengeler ve ayaklarını iter.

Yedi aylık: Kısa bir süre yalnız başına oturur. Elleri ve dizleri üzerine yerleştirildiğinde sallanır; karın üstü yatarken kendini ileri çeker. Eşyalara tutunarak ağırlığını destekler.

Sekiz aylık: Bebeginiz dengeli bir biçimde yalnız oturabilir ve otururken hareket edip sallanabilir, yüzükoyun yatarken oturur bir duruma gelebilir. Emekleyebilir. Eşyalara tutunup dengesini ayarlar.

Dokuz aylık: Emekliyorsa, kendini denetler; isteyerek arkadan öne, önden arkaya yuvarlanabilir. Otururken ayağa kalkmak için kendini itebilir.

On aylık: Ayakta dururken oturabilir; emekleme konumundan oturmaya geçebilir. Birine ya da bir şeye tutunarak ayakta durabilir.

On bir aylık: Yalnız başına ayakta durur; ayaktayken bir şeye uzanmak için eğilebilir. Güvenli bir biçimde ayağa kalkıp oturabilir; bebeginizin iki elinden tutarak birlikte yuruyebiliesiniz .

On iki aylık: Bebeğinizin bir elinden tutarak   yürüyebilirsiniz fakat elini bırakırsaniz dengesini kaybeder ve düşebilir.

On üç aylık: Bebeginiz artik düzgün yürüyebilir ve eşyalara tırmanabilir.

On dört aylık: Ayakta dururken bir şey almak için dengesini kaybetmeden eğilebilir.

On beş aylık: Basamakları tırmanıp, inebilir ve yalnız başına gayet güzel yürüyebilir.

On altı aylık: Koşar, ancak hala çok düşer; dengesini kaybetmeden bir ayağının üzerinde durur; arkasındaki bir oyuncağı çekebilir.

On yedi aylık: Tüm yönlere yürür, daireler çizebilir ve merdivenleri çıkar.

On sekiz aylık: Toplara vurur, güvenle koşar ve dans eder.


Bebeklerimiz Nasıl Beslenmeli?

0 – 4 AYLIK BEBEĞİN BESLENMESİ:

Anne sütü mükemmel besin içeriği ile kolay hazmedilir, etkili bir biçimde kullanılır. Bebeğinizi hastalıklardan korur, mamalarla beslenmeden daha ucuza mal olur. Bunun ötesinde emzirmek suretiyle, anne bebek bağının kurulması kolaylaşır, yeni bir gebeliğin gecikmesi ve annenin sağlıklı kalması mümkün olur.
Doğumdan sonraki ilk 4 ayda yalnızca anne sütüyle beslenen bebeklerishal ve zatürree gibi bulaşıcı hastalıklara, alerjik rahatsızlıklara daha az yakalanırlar, daha sağlıklı büyürler. Bu nedenle;
İlk 4 ay bebeğinizi tek başına anne sütüyle besleyiniz. Bu aylarda anne sütüyle birlikte verilen ek besinler bebeğin anne sütünden yeterince yararlanmasını engeller.

4 – 9 AYLIK BEBEK BESLENMESİ

Yalnız anne sütüyle beslenen bebeklerde ek gıdalara dördüncü aydan sonra başlanır. 4-6 ay arasında anne sütüyle yeterli büyüme gelişme sağlanıyorsa sadece anne sütüyle beslemeye devam edilir, bu durumda ek gıdalara altıncı aydan sonra başlanır.

Bu dönemde çocuğunuza verdiğiniz ek gıdalar anne sütünün tamamlayıcısıdır.

Ek Gıdalar: Meyve suyu, Sebze Çorbası, Yoğurt, Muhallebi, Tahıllı -  çorbalar ,köfte , kuzu ciğeri, balık, tavuk, yumurta

6-8 AYLIK BEBEKTE BESLENME ŞEMASI:

1. Öğün (saat 06.00-07.00)

Kahvaltı + Anne Sütü

Ara Öğün (saat 09.00-09.30)

Meyve Suyu

2. Öğün (saat 11.30-12.30)

Et + Sebze Maması + Anne Sütü

Ara Öğün (saat 15.30-16.00)

Yoğurt + Meyve Püresi + Ekmek

3. Öğün (saat 18.30-19.30)

Sütlü Muhallebi + Anne Sütü

Gece Öğünü

Anne Sütü (1-2 kez)

İlgili videolar için tıklayınız.

http://video.biyoturk.com/video/bebek

Çocuklardaki iştahsızlık için neler yapılmalı?


Bazı çocukların iştahlı bazı çocukların iştahsız olmaları pek çok nedene bağlı olabilir. Çocuğu iştahlı ya da iştahsız yapan faktörlerin başında onların iç dünyalarında yaşadıkları büyük önem taşır. Çocuğun bilinçaltına yerleşmiş bir endişe, üzüntü, nefret veya kıskançlık gibi bir duygu onun iştahını kesilmesine neden olabilir.

Bu nedenle iştahsız bir çocuk için öncelikleorganik bir rahatsızlığının olup olmadığı araştırılırken diğer yandan ruhsal çatışmalarının olup olmadığı, duygusal bir sorunun bulunup bulunmadığı da araştırılmalıdır. Bu arada çocukların iyi gıda alamadıkları için problemli olabileceklerinin yanısıra problemli oldukları için de iştahsız olabilecekleri düşünülmelidir.

Peki iştahsız çocuklar için neler yapılmalı…

- En önemlisi çocuğa  sofrada yemek yemesi için zor kullanılmamalıdır. Her çocuğun kendine özgü yemek yeme kapasitesi olduğundan çocuk daha fazlasını yiyemez. Çocuğun yemesi konusunda ısrarcı olunduğunda çocuk kendisine fazla gelen gıdayı  çıkartılabilir.

- Her çocuğun büyüme oranıyla ilgili olarak yemek yeme miktarı vardır. Örneğin, yıllar ilerledikçe başlangıçta alınan yiyecek miktarı azalabilir. Erinlik ve ergenlik döneminde ise iştah yeniden artabilir.

- Çocuğun sofrada oyalanması ve yemeğini ağır yemesi karşısında tepki göstermemek en iyisidir. Bu arada çocukla konuşmak, hikayeler anlatmak, şakalar yapmak da onun yemek yemesini zevkli hale getirebilir.

- Çocuğun tabağına yiyebileceği kadar yemek koymak, bazen de azar azar yemek koyarak tabaktaki yemeğin her  bitişinde çocuğu takdir etmek onun yemek yeme davranışının pekişmesine yardımcı olabilir.

- Çocukların iştahlı olmalarını sağlamada bir yol da onların açık havada zaman geçirmelerini sağlamaktır. Temiz hava ve dışarıda yapılan gezinti ya da oyun çocukların iştahını artırılmasına yardımcı olabilir.

- Bazı çocuklar sürekli olarak dikkati üzerlerine çekmek istediklerinden iştahsızlık onlar için bir kazanç halini alabilir. Diğer yandan  küçük bir kardeşin varlığı ve annenin onun beslenmesi ile ilgilenmesi de çocuğun yemek yemeye karşı tavır almasına ve yemeğinin anne tarafından verilmesini  istemesine yol açabilir.

İlgili videolar için tıklayınız.

http://video.biyoturk.com/video/cocuk

Bebekler için anne sütü en iyi besin kaynağı…

Bebek için en uygun besin annesinin sütüdür. Anne sütünün yerini hiçbir besin tutamaz.Bunun için, zorunlu olmadıkça anne sütü veya başka besinler kullanılmamalı, bu en güvenli beslenme yönteminden vazgeçilmemeli, bebek ana sütünden yoksun bırakılmamalıdır.
Anne sütü azsa, yoksa ya da zorunlu sebeplerle anne bebeğini emziremiyorsa, hayvan sütlerinden yararlanılır. Bebek beslenmesinde, hayvan sütlerine göre anne sütünün üstünlüğü ve yararları ve tartışmasız anlaşılmıştır. Bilimsel araştırmalarla, bebeği anne sütüyle beslemenin gün geçtikçe yeni yararları ortaya çıkarılmaktadır. Bebek beslenmesinde bir zamanlar yaygınlaşan hayvan sütleri ve hazırlama kullanma uygulamalarında artık vazgeçilmektedir.

Anne sütü, bebeğin bedensel ve ruhsal gelişmesini hızlandırıcı, hastalıklara direnci artırıcı özellikleri ile bebeğe verme kolaylığı gibi sayısız sebeple hayvan sütlerinden ve hazır mamalardan üstündür.
Bazı anneler, hayvan sütlerinin ve hazır mamaların anne sütü kadar, üstelik ondanda iyi beslediğine inanma yanılgısına düşmektedir. Bu besinler, besin öğesi bileşimi yönünden ne derecede anne sütüne benzetilirse benzetilsin, hiçbir zaman hastalıklara karşı koruyucu ve öteki özellikleri yönüyle anne sütünün aynısı olamaz; bebek ve anne için ruhsal yönden doyum sağlayamaz.

Bebeğe anne sütüyle beslemenin bilinen başlıca yararları şunlardır.

Anne sütündeki besin öğeleri miktar, çeşit ve vücutta kullanılması yönünden bebeğin büyümesi ve gelişmesi için çok önemlidir.
İnsan sütündeki protein oranı inek sütündekinden düşüktür, protein kalitesi ise yüksektir. Ayrıca, anne sütü proteinlerinin alerjik etkisinin de daha az olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenlerle, anne sütü proteinleri bebek için daha uygundur.İnsan sütü, elzem yağ asitleri yönünden daha zengindir.

Anne sütündeki lipaz sütteki yağın sindirimini kolaylaştırır. İnsan sütünde inek sütünden daha az mineral bulunur. İnek sütünün mineral yoğunluğu bebek için uygun değildir. Anne sütündeki mineraller özellikle ilk aylarda bebeğin ihtiyacını karşılayacak düzeydedir; ayrıca bu mineralleri emilmesi ve kullanılması daha kolaydır.

Hayvan sütüne göre insan sütünde, protein sentezini artırıcı ve büyümeye yardımcı olduğu sanılan değişik türdeki nükleotitler daha çok bulunmaktadır. İnsan sütü, hayvan sütlerine göre, bebeği hastalıklara ve zararlı maddelere karşı korur.

Anne sütü bebeklere, bakteri ve virüslerin yol açtığı çeşitli hastalıklara karşı direnç kazandırır. Yapılan birçok araştırma sonucunda anne sütünde çocuk felci, üst solunum yolu ve bağırsak hastalıklarına yol açan mikroorganizmalara karşı bağışıklık cisimcikleri bulunduğu gösterilmiştir. Anne sütüınle beslenmeyen bebeklerde bu ve benzei hastalıkların ve bu hastalıklardan ölüm oranının anne sütüyle beslenenlerden çok yüksek olduğu bulunmuştur. Ayrıca, anne sütüyle beslenen bebeklerin, hastalanınca kolay iyileştikleri anlaşılmıştır.

Anne sütüyle beslenen bebeklerde alerji, süte uyumsuzluk gaz sancısı, bağırsak bozuklukları, kusma, beslenme zorlulukları gibi durumlar daha az görülür. Hayvan sütlerine hastalık yapıcı mikropların ve zararlı maddelerin bulaşma ihtimali daha yüksektir. Hastalıklı hayvanlardan, sütün konduğu kaplardan yada kirli çevreden süte zararlı mikroplar ve maddeler geçebilir. Ayrıca bitki ve hayvan zararlarını öldürmek için kullanılan tarım ve haşere ilaçları hayvan sütüne bulaşabilir. Bu ilaçların sütteki kalıntıları bebek için zararlıdır.

Bebeğin anne sütüyle beslenmesi, anne ve bebek arasında ruhsal yakınlığın erken başlamasına yardımcı olur. Sağlıklı anne-çocuk ilişkisinin erken kurulması, çocukta güvenlik duygusunun yerleşmesinde rol oynar. Bu çocuğun ruhsal yönden sonraki hayatını da olumlu etkileyen bir üstünlük sağlar. Bebeğin anne sütüyle beslemek daha kolay, ekonomik ve daha güvenlidir.

Anne – bebek videoları için tıklayın.

Sitedeki bilgi, yorum ve görüntüler kişileri bilgilendirme amaçlı olup, tanı ve tedaviye yönlendirme amaçlı değildir.