Posts tagged aşı
Domuz gribi nedir? Belirtileri nelerdir?
Kas 11th
Meksika’da ortaya çıkan ve toplam 81 kişinin ölümüne neden olduğu sanılan, ABD’de de 10 kadar vakaya rastlanan domuz gribinin dünyaya yayılmasından endişe ediliyor. Domuz gribi hakkındaki bazı bilgiler şöyle:
DOMUZ GRİBİ NEDİR?
Domuz gribi, normalde domuzlarda görülen A tipi grip virüsünün yol açtığı bir solunum hastalığı olarak biliniyor ve bu hastalık hızla yayılabiliyor.
İNSANA BULAŞIR MI?
Domuz gribi domuzdan insana ve insandan insana bulaşabiliyor. Virüse karşı insanın doğal bağışıklığı bulunmuyor.
Bu nedenle Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), hastalığın kontrolden çıkmak üzere olan geniş çaplı salgın olabileceği uyarısında bulunuyor.
DOMUZ ETİ YİYENLER DOMUZ GRİBİNE YAKALANIR MI?
Domuz etinin yenmesiyle domuz gribi virüsü bulaşmıyor. Virüs solunum yoluyla bulaşıyor.
BU, DOMUZLARDA YENİ GRİP TÜRÜ MÜ?
İnsanlardaki grip virüsü gibi, domuz gribi virüsü de domuzlarda sürekli değişim gösteriyor. Domuzların solunum yollarında domuz, insan ve kuş gribi virüslerine duyarlı alıcılar bulunuyor.
Dolayısıyla domuzlar, virüslerin eş zamanlı bulaşması halinde yeni grip virüslerinin ortaya çıkma ihtimalini artırıyor.
DSÖ’ye göre, Meksika’da ölümlere neden olan domuz gribi virüsü A/H1N1. Bu virüs insandan insana bulaşabiliyor. A/H1N1 virüsü, insan, domuz ve kuş gribi virüslerinin karışımından oluşuyor.
AŞISI VAR MI?
Domuzlara yapılan aşı bulunuyor, ancak insan için henüz aşı yok.
DOMUZ GRİBİNİN BELİRTİLERİ NELERDİR?
Domuz gribi diğer grip türleri gibi ilk olarak yüksek ateş ve halsizlik ile başlıyor. Daha sonra şiddetli öksürük, eklem ağrıları, boğaz ağrıları, iştahsızlık, üşüme gibi belirtiler görülüyor bunların dışında kusmaya ve ishale neden olabiliyor.
Yaygın grip tipleri, genelde yaşı ilerlemiş insanları hedef alırken domuz gribinde ise ölümcül seyreden vakalar daha çok 25-45 yaş arasındakilerde görülüyor.
VİRÜSTEN KORUNMA YOLLARI NELERDİR?
Genel olarak kişisel temizlik önlemlerinin alınması, kalabalık ve havasız ortamlardan mümkün olduğunca kaçınılması, zorunlu haller dışında salgının yaşandığı bölgelere olan seyahatlerin ertelenmesi gerektiği bildirildi.
En etkili önlem sık sık ”ellerin yıkanması…” Bunun dışında , öksürürken ya da hapşırırken ağız ve burnun tek kullanımlık mendil ile kapatılması ve mendilin atılması, elin sabunlanması önemli.
Hasta kişilerle temastan mümkün olduğunca kaçınılması gerekiyor. Bol sıvı tüketmek ve iyi beslenmekte hastalığa yakalanmama açısından önemli.
Domuz Gribiyle ilgili videolar için
http://video.biyoturk.com/video/domuz-gribi
http://video.biyoturk.com/video/h1n1
Domuz gribi aşısı zararlı mı?
Kas 11th
Domuz gribi aşısı zararlı mı? Şu aralar bu konuyu tartışıyor herkes; aşı yaptırmalımıyım? yan etkileri var mı? Uzmanların yaptığı açıklamalara göre domuz gribi virüsü domuzdaki grip virüsüyle insanda oluşan grip virüsünün birleşmesinden meydana geliyor. aslında normal grip gibi etki yapıyor insanlar üzerinde ancak H1N1 virüsü şekil değiştirerek ölümcül hastalıklara sebep oluyor. Bizimde bu H1N1 virüsüne yakalanmamamız için gereken şey domuz gribi aşısı. Aşı kolaylıkla ve çok fazla yapılamadığı için her ülkeye belli miktarlarda gönderiliyor. Bu nedenle türkiye yede belli miktarlarda gönderildi. Ayrıca aşının yan etkisi
her ilaç ve aşıda olduğu kadar bir yan etki. Biz normal grip aşısı olduğumuzdada bu yan etkilere maruz kalabilriz. Domuz gribi aşısının yan etkiside bu kadar. Zaten ilerleyen günlerde göreceğiz ki tüm doktorlar bu aşıdan olacaklar. Eğer bir yan etkisi olsa doktorlar neden bu aşıdan olsunlar. Ki uzmanlar bu aşının yan etkisinin sadece kusma,baş dönmesi gibi diğer aşılarda olan ufak etkiler olacağını söylüyor. Eğer aşı olmazsak ve domuz gribine yakalanırsak onun yan etkisi daha büyük olabilir emin olun.
Domuz gribi (H1N1) nasıl bulaşmaktadır?
Kas 11th
Domuz gribinin de yine mevsimsel griple aynı şekilde yayıldığı düşünülmektedir. genel olarak grip virüsleri insandan insana öksürük ve hapşırma yoluyla bulaşmaktadırlar. Grip virüsü bulaşan bir yere dokunulduktan sonra, eller ağız ya da buruna götürüldüğünde de hastalık bulaşabilir. O nedenle hapşırdıktan ya da öksürdükten sonra ellerimizi yıkamalıyız. Eğer yıkayacak durumumuz yoksa o zaman kağıt mendil kullanmalıyız.
Hastalığa yakalanan kişiler ne kadar süreyle bulaştırıcıdır?
Kas 11th
Domuz Gribine yakalanan kişiler, belirtilerin başlamasından bir gün öncesi ve 7 gün sonrasına kadar bulaştırıcıdırlar. Bu bir hafta içinde bulaşıcılık özelliği devam etmektedir. Bulaşıcılık geçene kadar hasta kişilere dikkatli yaklaşmamaya özen göstermeliyiz.
Domuz gribinden nasıl korunabilirim?
Kas 11th
Aşağıdaki önlemleri alarak sadece gripten değil; grip gibi solunum yoluyla bulaşan tüm hastalıklardan kendinizi koruyabilirsiniz:
- Öksürme ve hapşırma sırasında ağzınızı ve burnunuzu bir mendil ile kapatınız. Mendilinizi kullandıktan sonra çöp sepetine atınız.
- Öksürdükten ve hapşırdıktan sonra ellerinizi bol sabun ve suyla yıkayınız. Alkol içeren el yıkama antiseptikleri de etkilidir.
- Kirli ellerinizle gözlerinize, burnunuza ve ağzınıza dokunmayınız.
- Domuz gribine yakalanırsanız, belirtilerin başlamasından 7 gün sonrasına ya da belirtilerinizin tamamen geçmesinden bir gün sonrasına kadar evde istirahat ediniz.
- Hastalığın bulaşmaması için çevrenizdeki kişilerden uzak durunuz.
- Bulunduğunuz mekanı sık sık havalandırınız.
Bebekler için anne sütü en iyi besin kaynağı…
Kas 11th
Bebek için en uygun besin annesinin sütüdür. Anne sütünün yerini hiçbir besin tutamaz.Bunun için, zorunlu olmadıkça anne sütü veya başka besinler kullanılmamalı, bu en güvenli beslenme yönteminden vazgeçilmemeli, bebek ana sütünden yoksun bırakılmamalıdır.
Anne sütü azsa, yoksa ya da zorunlu sebeplerle anne bebeğini emziremiyorsa, hayvan sütlerinden yararlanılır. Bebek beslenmesinde, hayvan sütlerine göre anne sütünün üstünlüğü ve yararları ve tartışmasız anlaşılmıştır. Bilimsel araştırmalarla, bebeği anne sütüyle beslemenin gün geçtikçe yeni yararları ortaya çıkarılmaktadır. Bebek beslenmesinde bir zamanlar yaygınlaşan hayvan sütleri ve hazırlama kullanma uygulamalarında artık vazgeçilmektedir.
Anne sütü, bebeğin bedensel ve ruhsal gelişmesini hızlandırıcı, hastalıklara direnci artırıcı özellikleri ile bebeğe verme kolaylığı gibi sayısız sebeple hayvan sütlerinden ve hazır mamalardan üstündür.
Bazı anneler, hayvan sütlerinin ve hazır mamaların anne sütü kadar, üstelik ondanda iyi beslediğine inanma yanılgısına düşmektedir. Bu besinler, besin öğesi bileşimi yönünden ne derecede anne sütüne benzetilirse benzetilsin, hiçbir zaman hastalıklara karşı koruyucu ve öteki özellikleri yönüyle anne sütünün aynısı olamaz; bebek ve anne için ruhsal yönden doyum sağlayamaz.
Bebeğe anne sütüyle beslemenin bilinen başlıca yararları şunlardır.
Anne sütündeki besin öğeleri miktar, çeşit ve vücutta kullanılması yönünden bebeğin büyümesi ve gelişmesi için çok önemlidir.
İnsan sütündeki protein oranı inek sütündekinden düşüktür, protein kalitesi ise yüksektir. Ayrıca, anne sütü proteinlerinin alerjik etkisinin de daha az olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenlerle, anne sütü proteinleri bebek için daha uygundur.İnsan sütü, elzem yağ asitleri yönünden daha zengindir.
Anne sütündeki lipaz sütteki yağın sindirimini kolaylaştırır. İnsan sütünde inek sütünden daha az mineral bulunur. İnek sütünün mineral yoğunluğu bebek için uygun değildir. Anne sütündeki mineraller özellikle ilk aylarda bebeğin ihtiyacını karşılayacak düzeydedir; ayrıca bu mineralleri emilmesi ve kullanılması daha kolaydır.
Hayvan sütüne göre insan sütünde, protein sentezini artırıcı ve büyümeye yardımcı olduğu sanılan değişik türdeki nükleotitler daha çok bulunmaktadır. İnsan sütü, hayvan sütlerine göre, bebeği hastalıklara ve zararlı maddelere karşı korur.
Anne sütü bebeklere, bakteri ve virüslerin yol açtığı çeşitli hastalıklara karşı direnç kazandırır. Yapılan birçok araştırma sonucunda anne sütünde çocuk felci, üst solunum yolu ve bağırsak hastalıklarına yol açan mikroorganizmalara karşı bağışıklık cisimcikleri bulunduğu gösterilmiştir. Anne sütüınle beslenmeyen bebeklerde bu ve benzei hastalıkların ve bu hastalıklardan ölüm oranının anne sütüyle beslenenlerden çok yüksek olduğu bulunmuştur. Ayrıca, anne sütüyle beslenen bebeklerin, hastalanınca kolay iyileştikleri anlaşılmıştır.
Anne sütüyle beslenen bebeklerde alerji, süte uyumsuzluk gaz sancısı, bağırsak bozuklukları, kusma, beslenme zorlulukları gibi durumlar daha az görülür. Hayvan sütlerine hastalık yapıcı mikropların ve zararlı maddelerin bulaşma ihtimali daha yüksektir. Hastalıklı hayvanlardan, sütün konduğu kaplardan yada kirli çevreden süte zararlı mikroplar ve maddeler geçebilir. Ayrıca bitki ve hayvan zararlarını öldürmek için kullanılan tarım ve haşere ilaçları hayvan sütüne bulaşabilir. Bu ilaçların sütteki kalıntıları bebek için zararlıdır.
Bebeğin anne sütüyle beslenmesi, anne ve bebek arasında ruhsal yakınlığın erken başlamasına yardımcı olur. Sağlıklı anne-çocuk ilişkisinin erken kurulması, çocukta güvenlik duygusunun yerleşmesinde rol oynar. Bu çocuğun ruhsal yönden sonraki hayatını da olumlu etkileyen bir üstünlük sağlar. Bebeğin anne sütüyle beslemek daha kolay, ekonomik ve daha güvenlidir.
Anne – bebek videoları için tıklayın.
